Anasayfa | Arsiv | Profilim | Rss | E-Mail
MENÜLER

Hakkımda

KIRILGAN bir çocuğum ben. Yüreğim cam kırığı, Bütün duygulardan önce Öğrendim ayrılığı, Saldırgan diyorlar bana. Oysa kırılganım ben. Gözyaşlarım mücevher, Saklıyorum herkesten. Ürküyorlar gözümdeki ateşten. Ürküyorlar dilimdeki zehirden. Ürküyorlar o dur durak bilmeyen gözü kara cesaretimden. Diyorlar: Bir yanı sarp bir uçurum, Bir yanı çılgın dağ doruğu. Oysa böyle yapmasam ben, Nasıl korurum içimdeki çocuğu? Bir yanım çılgın nar ağacı, Bir yanım buz sarayı.
Son Yazılarım

Kategorilerim

Son Yorumlar

Arama

Arkadaşlarım


Filistanbul

 

19/4/2007 - DOLLY'NİN AKİBETİ

Kategori: egitim

DOLLY'NİN AKİBETİ

 

 

DOLLY, klonlama ile doğan ilk canlı olarak dünyaya geldi. Bu koyun laboratuar ortamında babasız doğan ilk memeli canlıydı.

Dolly, bazılarının zannettiği gibi bilim adamlarının ‘yarattıkları’ bir canlı değildir. Çünkü bu işlem sırasında kullanılan bütün biyolojik maddeler; hücre, hücre çekirdeği, hücre zarı, mitokondri, DNA gibi canlılığın hayatî bütün parçaları, hazır bir şekilde bir canlıdan alınıp diğer canlıya nakledilmiştir. Bu, canlılığın cansız maddelerden ortaya çıkması değil, canlı bir varlığın canlılık özelliklerinin başka bir canlı varlığa teknolojik imkânlar kullanılarak aktarılmasıyla başka bir canlı üretilmesidir.

Klonlama prosedüründe, yetişkin bir koyunun memesinden alınan hücreler durgun faza ulaşıncaya kadar kültürde kalır ve büyümesi veya bölünmesi durdurulur. Kültürden bir hücre alınır ve başka bir koyundan alınan, çekirdeği çıkarılmış bir yumurtayla birleştirilir. Böylece ilk yetişkin koyunun genomunu, yani genetik materyallerinin toplamını taşıyan hücrenin çekirdeği ile yumurtanın genomunun değiştirilmesi sağlanır. Sonra yumurta laboratuvar ortamında gelişmeye başlar; ve gelişmenin normal olduğu anlaşıldıktan sonra, taşıyıcı olan anne koyunun rahmine aktarılır.

Uzun ve masraflı çalışmalardan sonra bu yolla 277 embriyo oluşturulabildi. Bunların da sadece 29’u taşıyıcı annelere nakledilecek normallikte gelişti. Bu 29 örnekten de sadece bir kuzu başarılı oldu: Dolly.

Görüldüğü gibi, Dolly gerçekte koyunun klonlanması ile meydana gelmiş değildir. Dolly, yetişkin bir hayvanın meme bezlerinden alınan bir hücreden türetilen ve yaşayabilen dölün adıdır. Buradan şu sonuç ortaya çıktı: materyal aynen kalmakta ve ilkiyle aynı başka bir organizma üretmek için kullanılabilmektedir.

Sonra insan klonlansa bile aynı varlık ortaya çıkmaz. Çünkü fert aslında tamamen genetik yapısıyla belirlenmez ve yetişkin bir insandaki her hücrenin genetik yapısı değişiktir. En başta, farklı hayat tecrübelerine sahip olacaklarından, klon ilk bireyin aynısı olmayacaktır. Kelimenin tam anlamıyla ‘klon’ olan tek yumurta ikizleri bile farklı kişiliklerdedir. Meselâ, beyin gelişimleri şahsî tecrübelerine göre farklılaşmaktadır.

Daha önemli bir başka prensip şu: Hiç kimse yetişkin organizmadan bir hücre alarak bir organizma klonlayamaz: DNA’daki bütün ‘baskı izlerini’ ve onu bir süt hücresi yapan bütün modifikasyonları (değişiklikleri) silerek; verilen DNA’yı değiştirip, onu gelişiminin başlangıcında yeni döllenmiş bir yumurta genomu olmaya uygun hâle getirerek, hücreye konulan çekirdeğin ‘gençleştirilmesinde’ ve ‘yeniden programlanmasında’ temel rol oynayan yumurta olmadan böyle birşey yapılamaz.

Sonra yetişkin organizmadaki hücrelerin genetik yapısı farklı farklıdır ve organizmanın geliştiği döllenmiş yumurtayla özdeş olması mümkün değildir.

Gerçekte Dolly macerası evcil hayvanlara ve laboratuvar hayvanlarına uygulanan geretik mühendisliğin rahatsızlık verici mahsulüdür. Bu teknoloji verimsizdir ve başarı oranı çok düşüktür. Dolly gibi karışık gen taşıyan birkaç hayvan elde edene kadar anormal birçok embriyo elenmektedir. Ortaya çıkan normal ve sağlıklı görünümlü birkaç hayvan ise, beklenenin aksine hastalıklı veya bozuk bünyelidir.

Dolly’nin akıbeti kopyalamanın acı sonunu göstermektedir. Dolly dur durak bilmeksizin yiyerek kendini sanki öldürmeye çalışmaktadır. Yaşıtlarından iki kat daha büyük olduğu halde yemeğe devam etmektedir ve anormal derecede şişman olmasının sebebi bilinmemektedir.

Üstelik kopyalanmış bu canlılarda gizli genetik kusurların varlığı görülmüştür. Dolly ise şişmanlık dışında arterite, yani atardamar iltihabına yakalanmıştır. Ayrıca dizinde ve sol kalçasında eklem iltihabı başlamıştır. Dolly erkenden yaşlanmıştır. Çünkü o sıfır yaşındaki sperm hücresinden değil yetişkin koyunun yaşlı meme hücresinden geliştirildiği için kendi yaşıtlarına göre çok hızlı yaşlanmaktadır. Daha 3 yaşında iken 6 yaşındaki bir koyunun yapısına sahiptir.

Evet, hayvan kopyalama çabalarının yüzde 98’i başarısızlıkla sonuçlanmıştır. Başarı diye sunulan Dolly’nin akıbeti ise insanlığı düşündürmektedir.

 

SEFA SAYGILI

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/3/2007 - Eğitim: ABD kiz-erkek ayri egitimi tesvik ediyor

Kategori: egitim


EğitimDevlet okullarındaki kötü gidişe çözüm arayan ABD hükümeti, karma eğitimi masaya yatırdı. Çeşitli dönemlerde yapılan araştırmalarla öğrenciler, öğretmenler ve okul idarecileri dinlendi.

Karma eğitimin birçok soruna yol açtığını tespit eden yönetim, kız ve erkek öğrencilere ayrı sınıflar açılmasını teşvik ediyor. Uygulamanın eğitimde kaliteyi yükselttiğini gören pek çok devlet okulu da ayrı sınıf açmaya başladı. 1995 yılında 3 devlet okulunda yürütülen ayrı eğitim uygulaması, günümüzde 253 okula çıktı. 51 okula ise tamamen kız ya da erkek öğrenciler alınıyor. 200 okulun daha kız-erkek ayrı eğitim yapmak için başvuruda bulunduğu öğrenildi.

Buna göre, ergenlik çağındaki çocuklarda hamile kalma oranı sadece kızların okuduğu okullarda 40'ta 1 iken, karma eğitim veren yerlerde 3'te 1. Karma okullara giden kızlar nasıl göründükleriyle, sadece kız okuluna gidenler ise kim oldukları ile daha çok ilgileniyor.

Ayrı okula gidenlerin kendine güven oranları da yüksek. Amerika genelinde kız okullarına giden öğrenci oranı yüzde 2. ABD Senatosu ve kongredeki kadınların yüzde 20'si sadece kızların gittikleri okullardan mezun olmuş.

Öğrencilerın aldığı test sonuçları ve gözde üniversitelere yerleşme oranları da ayrı eğitimin yapıldığı okullardaki başarı oranının yüksek olduğunu gösteriyor. Uygulamanın hem öğretmenleri hem de velileri rahatlattığı belirtiliyor. Özel okulların yüzde 7'sinde kız-erkek ayrı eğitim verildiğine de işaret eden eğitim uzmanları, 20 yıl içinde karma eğitim yerine kız-erkek ayrı eğitim veren okul sayısının 5 bini bulabileceğini dile getiriyor.

New York'ta 9 devlet okulu tamamen kız-erkek ayrı eğitim veriyor. Chicago, Dallas, Seattle ve Washington DC'de kız-erkek ayrı sınıfların bulunduğu devlet okulları var. Gelecek yıl, Miami, Atlanta ve Cleveland'da da bu uygulamaya geçilmesi planlanıyor. Wisconsin eyaletinde kız-erkek ayrı sınıfları olan 3 okul bulunurken, velilerden gelen talep üzerine bu sayının artırılacağı kaydediliyor.

Amerika'da şimdiye kadar ayrı sınıf uygulamasına sadece beden eğitimi ve cinsel eğitim derslerinde izin veriliyordu. Yeni kurallar getirilerek bu alan genişletildi. Okul yönetimi, öğrencinin başarısını olumlu etkileyeceğini düşündüğünde, istediği derslerde kız-erkek ayrı eğitim verilmesine karar verebilecek. Kız ve erkek sınıflarına kayıt çocuğun isteğine göre yapılıyor. Bu sınıfa kayıt yaptırmayıp karışık sınıflarda okuyan öğrencilere de aynı şekilde eğitim verilmesi zorunlu kılınıyor.

Kız-erkek öğrenme farkı

Bilim adamları kız ve erkek öğrenciler arasında öğrenme farklılıkları olduğuna dikkat çekiyor. Yapılan araştırmalar, öğrenmede değişik adımlarda ilerleyen iki grubu yan yana getirmenin çok akıllıca olmadığını gösteriyor. Bir araştırmaya göre (Non-academic -or extra-academic- benefits of single-* education) erkek öğrenciler dersi hareketli işlemeyi, derste aktivite olmasını isterken, kız öğrenciler kendilerini sakin bir ortamda ifade etmeyi tercih ediyor.

Kız öğrenciler etrafta erkek öğrenciler olduğunda utangaç bir tavır sergiliyor ve yanlış yapmaktan çekiniyor. Bilim adamları, erkek ve kadın beyin yapısının da farklılık gösterdiğini söylüyor. Bu konuda yapılan çalışmalar kızların dil öğrenimine ve sözlü iletişime, erkeklerin ise el becerisi ve hesaplamaya daha yatkın olduğunu gösteriyor. Okullarda ayrı sınıfların açılmasını eleştirenler ise bu uygulamanın yerine eğitimi geliştiren değişik metotların bulunmasını istiyor. Asıl problemlerin gözden kaçırıldığını, eğitimde kalitenin yükselebilmesi için fiziki şartların düzeltilmesi gerektiğini savunuyor.

Öğretmenlerin sorunu: Motivasyon

Atlanta Üniversitesi tarafından yapılan bir araştırma, öğretmenlerin okulda en çok zorlandıkları üç şeyi; öğrenci motivasyonu-davranışı, sınıf yönetimi-disiplin ve idari işler olarak sıralıyor. Öğrencinin dersi anlaması için motivasyonun önemi üzerinde duran eğitimciler, kız-erkek ayrı sınıf uygulamasının motivasyonu sağlamada önemli bir uygulama olduğunu belirtiyor.

Valiye göre New York'ta eğitim iflasın eşiğinde

New York Valisi Eliot Spitzer, 2008 bütçesinin 120,6 milyar dolar olduğunu açıkladı. Bütçeden okullara ayrılan payı 1,4 milyar dolar artıran Vali Spitzer, buna rağmen eyaletin eğitim sisteminin iflasın eşiğinde olduğunu kaydetti. Eyaletin her kamu okul öğrencisi için yıllık 13 bin 500 dolar harcadığını kaydeden Spitzer, buna rağmen öğrencilerin sadece yüzde 61'inin mezun olduğuna dikkat çekti.

Chicago'daki okul müdürlerine not

Chicago devlet okullarının müdürleri 2003 yılında yürürlüğe giren yasa ile mercek altında tutuluyor. Yetersiz olduğu belirlenen müdürlere bir sene boyunca danışmanlık hizmeti verilerek, kendilerini geliştirmeleri isteniyor. Danışmanlık konuları; okul personeli alımından velilerle iletişime, engelli öğrencilerin gereksinimlerini karşılamaktan bütçe planlamaya kadar çok değişik yelpazede olabiliyor.

Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->